Sağlık Davranışı ve Yoga

Yoga ve sağlık kavramlarının birlikte anılışı günümüz Türkiye’sinde yaşantısal gerçeklik içerisinde artan bir görünüm kazanmıştır. Yogaya yüklenen sağlık için yararlı etkinlik rolünün yoga çalışmalarına düzenli katılım ile eş anlam içermediği pek çok yoga eğitmeninin kişisel deneyimleri yoluyla edindiği kazanımlar arasında sayılabilir. Bununla birlikte, olumlu sağlık deseninin uygulayıcıları uzun süreli ve düzenli yoga yapmaya güdülemede ve yoga etkinliğini kalıcı bir davranış kalıbına dönüştürmede bir başlangıç oluşturduğu, bu eğilimin kişilerin yogaya başlamasında dikkate değer bir fırsat olarak öne çıktığı da gözlemlenenler arasında yer almaktadır.

Literatürde geçen sağlık davranışı deyimi, sağlığın korunması ve sağlığın geliştirilmesi ile ilgili davranışlar bütününü açıklar. ‘Sağlıkla ilgili davranış’, ‘sağlık bağlantılı davranış’, ‘sağlık arayan davranış’ gibi terimlerle de anılan kavram, kişilerin sağlıklarını koruma yönünde olduğu gibi sağlık sorunları ile yüzleştiklerinde sergiledikleri davranışları da kapsar.

Gochman tarafından yapılmış bireysel sorumluluklara açıklıkla vurgu yapan bir başka tanımına göre sağlık davranışı; sağlığı koruma, geri kazanma ve iyileştirmeyle ilişkili olan inançlar, beklentiler, motivasyonlar, değerler, algılar ve diğer bilişsel faktörler gibi kişisel özellikler; kişilik özellikleri, duygusal durum ve özellikler, davranış kalıpları, eylemler ve alışkanlıklardır.

Yoga ve sağlık davranışının ilişkisine bakıldığında, yoganın beden-zihin-ruh üçgeninde tasarlanmış teknikleri ile bütünsel sağlığı besleyici, geliştirici ve güçlendirici yönde hizmet ettiği aşikar olur.

Sağlık davranışının, sağlıklı yaşam biçiminin geliştirilmesi ve hastalıklardan korunma ve önleyici etkinliklerin ana unsuru olması, bireylerin sağlıklarını geliştirebilmeleri için olumlu sağlık davranışının kazandırılması ve sürdürülmesini kaçınılmaz kılar.

Bu savdan hareketle, denilebilir ki, yogada sağlık açısından önem kazanan unsur, önerilen yoga çalışmalarının bir alışkanlık, oluşturularak davranış repertuarına dahil edilmesi, farklı deyişle yaşam biçimine dönüştürülmesidir. Bu noktada, insanları yoga yapmaya iten davranışın kökeninde olan eğilimleri gözden geçirmenin bir bakış açısı sunabileceği tasavvur edilmektedir. Genel bir yaklaşımla, kişileri yoga yapmaya sevk eden davranışların kökeninde yer alan gerekçelerin aşağıda sunulan başlıklar altında toplanabileceği düşünülmektedir;

a. Yoga uygulamalarının kişiye yoğun bir “içsel bir haz ve mutluluk” katıyor oluşu,
b. Uygulayıcılarda gelişen “yeterlilik duygusunun” bireyin psiko-fizyolojik esenliğe ulaşmasında sağlam bir zemin yaratışı,
c. Fiziksel ve zihinsel içerikli çalışma tabanının gevşetici, rahatlatıcı tesirleriyle bütünsel sağlığa olumlu etkisinin yaygınlıkla kabul görüşü.

Sağlık davranışının geliştirilmesinde önemli anahtar kavramlardan biri, sağlık eğitimidir. Yoga dünyasında sağlık eğitimi bireysel olarak yoga uygulayıcısına, yoga eğitmenine, uygulayıcılara ve/veya yoga eğitmenlerinden oluşan gruplara verilebileceği gibi halka açık eğitimlerin düzenlenebilirliği de olası görülmektedir. Bu kapsamda aktarılacak bilginin daha çok, kişisel sağlık bilinci, yaşam kalitesinin artırılması ve çevresel bilincin kazanımı çerçevesinde yönlendirilmesi mümkünse de özellikle asanaların fizikselliği temel düzeyde anatomi ve biyomekanik ilkelerin öğrenimini zorunlu kılacaktır. Diğer yandan, olası sakatlanma riskleri göz önünde bulundurulduğunda, Yoga sahasında sağlık eğitiminin temel düzeyde ilkyardım bilincinin yerleştirilmesinin yanı sıra ilkyardım bilgi ve becerilerinin geliştirilmesiyle de desteklenebileceği düşünülmektedir.

Sakatlıklardan korunmada, sağlık bilgisine sahip olmak ve tıpkı spor aktivitelerinde ilgili spor branşının riskleri hakkında bilgili olmanın gereği gibi yoga uygulamalarında da benimsenen ve çalışılmakta olan yoga tarzının risklerinin ve ilgili ekole özgü uygulamalar için fiziksel ve zihinsel uygunluk ile bireysel hazır oluş yeterliliği hakkında kazanılmış farkındalığın birincil düzeyde önem taşıdığı hatırlanmalıdır. Her ne kadar geleneksel yaklaşımın Yoga ile sakatlanmanın mümkün olmadığını içeren söylemleri olsa da kişilerin mevcut yaşamlarının dengesini destekleyen beslenme, dinlenme, uyku vb. gereksinimlerini yeterli düzeyde karşılayamamaları; fiziksel, zihinsel ve duygusal özbakımlarını ihmal etmeleri benzeri nedenlerin çalışma içerisinde farklılaşan görüntüde zorlanmaların yaşanmasına yol açabilme potansiyeli dikkatle değerlendirilmelidir.

Nitekim, görüşümüz uyarınca, terapötik bir metod olarak benimsenen yoganın sadece yararlarının ön plana çıkartılmak suretiyle yaratılan güvenin sentetik dokusundan korunabilmenin önemli ayracı, tüm tartışmaların ötesinde olası yoga incinme ve zorlanmalarının oluşma neden, sıklık ve derinlik kriterlerinin açık ve seçik olarak belirlenmesinde saklıdır. Böylesi bir açıklığın, gerek uygulayıcılar, gerek öğreticiler ve gerekse yoga eğitimi verilen merkezler ve hatta sistem içerisinde varlığını sürdüren tüm kurumlar açısından yüksek fayda yaratacağı ve gerçek güvenilirliğin bu bilimsel duruş üzerinde yükseleceği kanaatindeyiz.

Yoga araştırmacılarının işaret ettikleri üzere yoga dersleri esnasında gerek hizalanma ve disiplin eksiklikleri, gerekse dikkat dağınıklığı, yetersiz ısınma, aşırılaşmış özgüven, beden genel dengesindeki dalgalanmalar ve uygun olmayan tavırlanış gerekçelerine bağlı olarak görülen incinmeler el bileği, dirsek, omuz, kaburgalar, alt bel, kalça, hamstringler, dizler ve boyun bölgelerinde oluşmaktadır.

Yoga uygulayıcısında sağlık bilincinin oluşturulması ile kaliteli ve düzenli beslenme, uyku, dinlenme alışkanlığının yaratımı olası sakatlanma risklerinden korunmada önemli bir unsur teşkil edeceği gibi yoga uygulayıcısında olumlu sağlık davranışının yerleştirilmesinde de esas olacaktır. Dolayısı ile uygulayıcının yoga pratiği ve bunun doğal sonucu olarak yaşam kalitesi artarak, yoganın toplum düzeyinde özendirilmesi olanaklı hal alacaktır.

Bu özendirmenin ana kaynağını teşkil edeceği öngörülen sağlık bilincinin yoga yapanlarda yerleştirilebilmesinde önemli sayılabilecek unsurlar şu şekilde tasnif edilebilir:

a. Yoga disiplini kazanmak,
b. Çalışmaları beden-zihin-ruh ölçeğinde yoganın Yama ‘Sosyal Davranış Disiplini’ ve Niyama ‘Özdisiplin’ prensiplerinden oluşan etik değerlere uyum
göstererek uygulamak; bireysel sınırlara hassasiyet, pozları duyarlılıkla yönlendirme ve kendine olan samimiyet, öz farkındalık vb.,
c. Yoganın fizikselliğini ifade eden Asanalar ‘Yoga Duruşları’na özgü risklerin bilincinde olmak,
d. Yoga çalışmasına has ısınma ve gevşeme tekniklerinin önemini kavramak ve uygulamaya dahil etmek,
e. Yogada destek oluşturmak için kullanılan malzemelerin (kemer, blok, minder, battaniye, göz yastığı vd.) bilinçli kullanımı gözetmek,
f. Kişisel temizlik, dengeli beslenme ve optimum dinlenme ve uyku düzenine özen göstermek.

Yukarıda ele alınanlar doğrultusunda bir değerlendirme yapıldığında, sağlığı ve iyi olma düzeyini artıran koruyucu davranışın kazanılmasının en yüksek başarım alanı kişilerin sistemli olarak desteklenmesi ve cesaretlendirilmesi olarak tanımlanabilecektir. Bu da, özellikle eğiticiler olarak yetkinliklerimizi güçlendirme yolculuğunda Yoga’yı tüm kültürel ve bilimsel sistematiği içerisinde öğrenebilmede, bu mesleği icra eder ve insanın “iyi oluş” sürecine yoga metodları ile rehberlik yaparken; bireylerin sağlık yaşantılarına saygı dolu ve duyarlılık içeren yaklaşım tarzını temellendirmede dünya üzerinde genel kabul gören uluslararası standardizasyona bağlanmış Yoga Eğiticisinin Eğitimi Programlarına katılmanın önemini bir kez daha vurgulamaktadır.

Son olarak, Patanjali’nin Yoga Sutra I.II’de ifade bulan “Yoga, zihnin faaliyetlerini kontrol altına alarak, kişisel benliği evrensel benlikle birleştirme yöntemidir” görüşüne yorum katıldığında, günümüz dünyasında yoganın çağdaş bilim tabanında ancak multidisipliner bir yaklaşımla içeriklendirilebileceği ve yine ancak bu suretle bireylerin “iyi oluş”larına ve dolaylı olarak olumlu sağlık davranışı geliştirmelerine hizmet verebilmesinin mümkün olabileceği açıklık kazanmaktadır.

Çiğdem Öner, 3 Temmuz 2014 Bolu

Yararlanılan Kaynaklar :

ARAZ A. , Harlak H. ve Meşe G., “Sağlık Davranışları ve Alternatif Tedavi Kullanımı”. TSK Koruyucu
Hekimlik Bülteni, 2007; 6 (2):113.

BALTAŞ, Zuhal. Sağlık Psikolojisi. Remzi Kitabevi. İstanbul. 2008.

ERASLAN Buse. “Sınıf öğretmenliği Öğrencilerinin, Sık Görülen Bulaşıcı Hastalıklar ile İlgili Bilgi Düzeylerinin ve Sağlığı Koruma Davranışlarının Değerlendirilmesi”. T.C. Çukurova üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İlköğretim Anabilim Dalı Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Adana. 2009. s. 27.

İKİZLER, H. Can. Spor Sağlık ve Motivasyon. Alfa Yayınevi. İstanbul. 2002.

KANBİR, Oğuz. Sporda Sağlık Bilinci ve İlkyardım. Ekin Yayınları. Bursa. 2000.

NEWCOMER, Laura. The Most Common Yoga Injuries and How to Avoid Them. Erişim : http://greatist.com/fitness/common-yoga-injuries-prevention-treatment. , İstanbul. 1 Temmuz 2014, 20:30.

PATANJALİ. Yoga Sutra İçsel Özgürlüğü Yolu. Arıtan Yayınevi. İstanbul. 2011.

Sosyal Sosyal Medya'da Paylaşarak Çoğaltmanız Mutluluk Katar!..

Leave A Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lütfen Güvenlik Kodunu Giriniz *

error: Content is protected !!